ÇINARPARK SAMANDIRA
Samandıra’da, eski bir fidanlık alanı üzerinde yükselen bu proje; yoğun kentsel doku ile güneydoğusundaki geniş park bandı arasında geçirgen bir yaşam arayüzü kurgulamaktadır. Tasarımın temel motivasyonu, mevcut doğa verilerini mimari birer bileşen olarak kullanarak, sakinlerine doğayla etkileşim kuran çok boyutlu bir kentsel yaşam deneyimi sunmaktır.
Yapı yerleşimi, park cephesine yönelen farklı yükseklikteki kütlelerin dinamik bir kompozisyon oluşturmasıyla şekillenmiştir. Blokların oluşturduğu iç avlular ve bahçeler, komşu park dokusuyla kesintisiz bir biçimde bütünleşerek yeşil sürekliliği yapının içine taşır. Cephe tasarımında izlenen rasyonel standardizasyon; renk, pencere ve balkon varyasyonlarıyla parçalı bir kimliğe dönüştürülerek yapının çevresinden pozitif yönde ayrışmasını sağlar. Zemin kotunda kurgulanan bir ve iki katlı bazalar, kütleyi insan ölçeğine indirgerken, sokak siluetini canlandıran davetkâr bir zemin yaşantısı kurgular.
Projenin sürdürülebilirlik vizyonu, doğayı sadece görsel bir unsur olmaktan çıkarıp günlük yaşamın aktif bir parçası haline getirir. Hidroponik tarım alanları, seralar, koku bahçeleri ve biyolojik göletler gibi farklı peyzaj senaryoları, sakinlerine şehirden kopmadan toprakla temas kurma imkânı sunar. Ekolojik restorasyon, pasif iklimlendirme ve yenilenebilir enerji entegrasyonu gibi yaklaşımlar, projeyi çağdaş bir “eko-şehir” örneğine dönüştürür. Samandıra projesi; kentsel parkın dokusunu yeşil çatılardan teraslara, plinth alanlarından balkonlara kadar her kota taşıyarak, ekonomi ve fonksiyonelliği ekolojik bir yaşam kültürüyle harmanlamaktadır.