TARŞA: Tarsus'un tarihi kaynaklarda geçen en eski adı (Hitit)
DEM: nefes ~ zaman, an ~ tazelenme ~ öz, saf, damıtılmış, olgunluk ve yoğunluk
Salt bir mimari üretim olarak görünmek yerine; doğanın içinden gelen, doğayla birlikte olmaya davet eden, içinde eriyen ve doğanın doğal bir parçası olmayı hedefleyen bir yaklaşım benimsenmiştir.
Tasarımı yönlendiren en önemli girdi; mevcut doğal çevre ve şelalenin varlığıdır. Farklı akslarda parçalı ve organik yerleşim şemasıyla insan ölçeğindeki kütleler; doğal dokunun aralarına, üzerine ve hatta içine sızmasına olanak tanır. Bu yollarla tasarım; doğal dokunun sürekliliğini sağlamayı, doğayla teması artırmayı ve onunla bütünleşmeyi amaçlar.
Şelaleye bakan üst kottaki çok amaçlı etkinlik meydanı ve havuz etrafında; çok amaçlı salon, restoran, kafe, satış birimleri ve sahne gibi birimler şelaleye yönlendirilerek tasarlanmıştır. Restoran ve kafe işlevleriyle desteklenen, binalar ile şelale arasındaki kot farkı; çeşitli kademe ve teras çözümleriyle düzenlenerek şelaleye ve çevresine farklı seyir alanları oluşturulmuştur.
Karşı kıyıdan tarihi köprülerin geçtiği aks ile sahil promenadını birleştirerek çevre ulaşım ağına uyum sağlayan esnek çok amaçlı etkinlik meydanı; çevredeki yapılar ve ağaçlarla tanımlanır. Konser, gösteri, açık hava sineması, fuar, sergi, ikramlı etkinlikler gibi çeşitli kullanım senaryolarına esnek biçimde uyum sağlayabilir.
Yapıları çevreleyen kanopiler ve ağaçlar; meydan ve havuz çevresinde gölgeli yarı açık mekânlar üreterek sıcak iklim etkilerinden korunma sağlar. Yapılarda ahşap, modüler, esnek ve sürdürülebilir strüktürler ile ilgili plan-cephe kurguları tercih edilmiştir. Asma tavan ve yükseltilmiş döşeme sistemleri ile esnek, müdahale edilebilir ve kolay değiştirilebilen bir mekanik sistem benimsenmiştir.
Yer yer nehre çıkma yapan, yer yer geri çekilen ve farklı kotlardan nehir çevresine ait farklı deneyimler ile çeşitli vista fırsatları sunan platformlar; kullanıcıların doğa ile bir olmasını sağlamak üzere tasarlanmıştır.